İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Nükleer Santrallerin Güvenliği Ve Akkuyu

Nükleer Santrallerin Güvenliği Ve Akkuyu

Nükleer Santrallerin Güvenliği Ve Akkuyu
1

Son günlerde gündemi meşgul eden konulardan birisi de ülkemize yapılacak olan nükleer santraller. Bildiğiniz üzere Türkiye önümüzdeki yıllarda tamamlanması planlanan iki adet nükleer santral için anlaşmalar imzaladı. İlk nükleer santral Mersin’in Akkuyu ilçesine inşaa edilecek. Diğeri ise bu santralin tamamlanmasından sonra Sinop’a inşaa edilecek. İki gün önce Rusya devlet başkanı Putin’in Türkiye’ye gelmesi ile Akkuyu’nun inşaatı resmen başladı. Akkuyu nükleer santralinin 2023’de tamamlanıp ilk ünitesinin devreye sokulması planlanıyor.

Bu noktaya kadar her şey güzel görünüyor fakat herkesin kafasında tek bir soru var. Nükleer enerji güvenilir mi? Türkiye’nin nükleer santrale ihtiyacı var mı?

Türkiye maalesef ki enerji konusunda yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke. Kendi rezervlerimiz enerji üretmek için çok yetersiz kalıyor. Bu nedenle enerji ihtiyacımızın büyük kısmını ithal ediyoruz. Bir ülkenin gelişmesindeki en önemli faktörlerden birisi enerji. Enerji olmadan hiç bir alanda gelişmemiz mümkün değil. Bu açıdan bakıldığı zaman Türkiye’ye 2 değil 5 tane nükleer santral gerekli. Nükleer enerji, verim açısından dünya üzerinde bilinen en verimli enerji türü. Enerji ihtiyacımızı karşılamak için nükleer enerji kesinlikle gerekli.

Peki nükleer enerji gerekli ama nükleer enerji ne kadar güvenilir? ABD, Avrupa başta olmak üzere Dünya’nın bir çok ülkesi nükleer enerjiyi çok uzun zamandır kullanıyor. Dünya üzerinde 30 ülkede 438 tane nükleer reaktör aktif olarak çalışmakta. Bu oldukça yüksek bir sayı. Şimdiye kadar Dünya üzerinde 3 tane nükleer kazası meydana geldi. İlk kaza ABD’de, ikinci kaza ise bizi de etkileyen Çernobil’de yaşandı. Ve son olarak tsunami nedeniyle zarar gören Fukuşima kazası yaşandı. Bu kazaları incelediğimiz zaman hepsinin öngörülemeyen şeylerden meydana gelmiş olması dikkat çekiyor. Yani bütün güvenlik tedbirlerini eksiksiz yapmış olsak bile öngöremediğimiz şeyler yüzünden kaza yaşanma riski çok fazla.

Nükleer santraller için Mersin ve Sinop’un seçilmesinin iki önemli nedeni var. Birincisi, bu tür enerji santrallerinin yüksek oranda su ihtiyacı olması. İkinci sebep ise güvenlik. Mersin ve Sinop fay hatlarına uzak yerler ve bu bölgelerde deprem olma riski çok çok düşük. Akkuyu nükleer santrali 9.0 şiddetindeki depreme dayanaklı olacak şekilde inşaa edilecek. Ayrıca 400 tonluk herhangi bir darbeden de etkilenmeyecek. Bu tür güvenlik tedbirleri kulağa çok hoş geliyor. Ancak dediğimiz gibi Dünya üzerinde yaşanan nükleer kazalarının hepsi öngörülemeyen nedenler yüzünden meydana gelmiş. Bu demek oluyor ki, ne kadar önlem alırsak alalım Akkuyu’da bir nükleer felaket yaşanma ihtimali her zaman için var.

Nükleer santraller düşünüldüğü gibi çevreye zarar veren yapılar değil. Bir kaza meydana gelmediği sürece bilinen en temiz enerji kaynağı. Termik santrallerde olduğu gibi havaya hiç bir zehirli gaz salınımı yapmazlar. Atıkları da uygun bir şekilde muhafaza edilirse oldukça çevreci bir enerji kaynağıdır. Ama yine üstüne basa basa söylersek. kaza yaşanmadığı sürece!

Nükleer enerji çok hassas bir konudur. Sadece santrali kurup işletmeye başlamakla olacak bir iş de değildir. Eğitimli personellerin olması, acil durum planları ve teknik desteğin her an sağlanabilir olması da nükleer santralin kurulması kadar önemlidir. Nükleer temiz ve yüksek verimli enerjidir. Ama bir o kadar da tehlikelidir.

Yorum Yap

Yorum Yap