İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Haber
  3. NATO’nun Kuruluşu Ve Türkiye’nin NATO’ya Dahil Olması

NATO’nun Kuruluşu Ve Türkiye’nin NATO’ya Dahil Olması

NATO’nun Kuruluşu Ve Türkiye’nin NATO’ya Dahil Olması
1

NATO’nun Kuruluşu Ve Amacı

Açılımı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü olan NATO, 1949 yılında Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye bazı ulusların kendi aralarında yaptığı bir antlaşma sonucu kurulmuştur. Uluslararası bir kuruluş olan NATO, genel anlamda ortak bir dayanışma örgütüdür. NATO, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlığında Kanada, Fransa, İngiltere, İzlanda, Hollanda, Belçika, İtalya, Danimarka, Norveç ve Portekiz’i de içerisine alacak şekilde kuruldu. Örgütün temel amacı üyeler arasında bir dayanışma, savunma birliği sağlamaktır. Kendi arasında belirli kurallara sahip olan örgüt, üyelerinden birisinin saldırıya maruz kalması halinde o üyeyi savunmakla mükelleftir.

Teşkilatın askeri yapısı, üye ülkelerin Genel Kurmay Başkanları’ndan veya bu rütbe adına karar verebilecek askeri personelden oluşur. Bu ittifak savunma amaçlıdır, ancak güç birliğini koruyarak caydırma amacı da gütmektedir. Üye ülkelerin toprak bütünlüğünü korumayı garanti eder. Bunun yanı sıra, ülkenin gelişimine engel teşkil edecek her türlü güvenlik zaafiyetini de ortadan kaldırmayı amaçlar.

Türkiye’nin NATO’ya Girmesi

İkinci Dünya Savaşı sırasında İsmet İnönü’nün uyguladığı denge politikası dönemin şartlarını incelediğimiz de doğru bir siyasetti. Denge politikası sayesinde Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’ndan çok büyük yaralar almadan çıkmayı başarmıştır. Ancak zaman geçtikçe dünya kutuplaşan bir yer olmaya başladı. Batı’dan gelen Hitler tehlikesi’nin yerini doğudan gelen SSCB ve komünizm tehlikesi aldı. Bunların üzerine SSCB’nin Ardahan, Kars ve Boğazlar üzerinde hak iddia etmesi de eklenince Türkiye yardım etmesi için NATO’nun kapısını çaldı. Tek başına SSCB’nin baskısına yetemeyeceğini düşünen dönem siyasetçileri bu yola başvurdular. NATO’ya başvurma sebebimiz ise, NATO’nun tüm üyelerinin toprak bütünlüğünü koruma maddesiydi.

Tabi ki NATO bizi ilk etapta reddetti. Bu kuruluşa üye olmamız için bazı bedeller ödememiz gerekiyordu. Soğuk savaş yıllarının ilk savaşlarından olan Kore Savaşı bizim NATO’ya üye olmamız için iyi bir fırsattı. Adnan Menderes liderliğinde Demokrat Parti, Kore Savaşı’na asker göndermemiz konusunda ısrarcı davranıyor ve mecliste yapılan oylama ile Türk askeri yıllar sonra ilk defa bir savaşa giriyordu. Adnan Menderes, Kore Savaşı’nı ülkemiz için büyük bir fırsat olarak görüyordu. 4500 kişiden oluşan Şimal Yıldızı isimli tugay, Birleşmiş Milletler Ordusu’nun emrine veriliyor ve Türkiye resmen savaşa dahil oluyordu.

Kore Savaşı devam ederken ADB’nin teklifi üzerine Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında 12 NATO üyesinin onayı ile NATO’ya dahil edilmiştir. Kore Savaşı ise Türkiye açısından;

  • 721 şehit
  • 175 kayıp
  • 2147 yaralı
  • 234 esir
  • 346 hasta ile sonuçlanmıştır.

Yorum Yap

Yorum Yap