İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Genel
  3. Kahve’nin Kısa Tarihi Ve Sağlığa Etkileri
Trendlerdeki Yazı

Kahve’nin Kısa Tarihi Ve Sağlığa Etkileri

Kahve denildiği zaman modern dünyada aklımıza ilk gelen ülke İtalya olmasına rağmen, kahvenin tarihini incelediğimiz zaman bu yolculuk bizi Afrika’nın en eski ülkelerinden olan Etiyopya’ya, eski adıyla Habeşistan’a götürüyor. Etiyopya, bütün Dünya’da kahvenin ana vatanı olarak kabul ediliyor.Bu özelliği almasının birçok sebebi var tabi ki...

Kahve’nin Kısa Tarihi Ve Sağlığa Etkileri

Modern Dünya’da Kahve

İş hayatında ya da okulda sık sık kahve araları vermeyi severiz. Kahve, insanlar için bir mola aracı olmuştur ve dünya genelinde en çok tüketilen içecekler arasında yer almaktadır. Yeni nesil kahvecilerle beraber kahve, bir kültür haline gelmiştir. Dünya’ya baktığımız zaman birçok ülkenin kendine has kahve hazırlama şekilleri olduğunu ve kahve kültürünün her geçen gün kendine yenilikler kattığını da net bir şekilde görmüş oluruz.

Kahve denildiği zaman modern dünyada aklımıza ilk gelen ülke İtalya olmasına rağmen, kahvenin tarihini incelediğimiz zaman bu yolculuk bizi Afrika’nın en eski ülkelerinden olan Etiyopya’ya, eski adıyla Habeşistan’a götürüyor. Etiyopya, bütün Dünya’da kahvenin ana vatanı olarak kabul ediliyor. Bu özelliği almasının birçok sebebi var tabi ki. Etiyopya dağlarında hala varlığını sürdüren eski yabani kahve ağaçları, kahvenin ana vatanı kabul edilen Etiyopya’nın bu özelliğini kanıtlar nitelikte.

Kahvenin Hikayesi…

Hikaye; MS 575 – 850 yılları arasında yaşadığı düşünülen keçi çobanı Kaldi’nin, bir ağacın meyvelerinden yiyen keçilerin neşeli ve daha hareketli olmasını fark etmesiyle başlıyor. Bu meyveleri tüketen keçilerin geceleri uyumaması da Kaldi’nin dikkatini çekiyor ve çekirdek şeklindeki bu meyveleri alıp Sufi dervişlere gidiyor. Sufi dervişlere, bu meyvelerde bir keramet olduğunu anlatan Kaldi’yi dervişler ciddiye almıyorlar. Kaldi’nin getirdiği çekirdekleri o an yanmakta olan ateşe atıyorlar ve kavrulan çekirdekler ortama o hoş kahve kokusunu bırakıyor. Bu koku ve aroma dervişlerin de ilgisini çekiyor ve kahve çekirdeklerini öğüterek içilebilir bir hale getiriyorlar. Afrika’nın ortasında başlayan bu hikaye, kahveyi arapların keşfetmesiyle daha da dallanıp budaklanıyor ve günümüze kadar ulaşan yolculuğuna başlıyor.

Arapların kahveyi sahiplenmesiyle kahve ticareti başlamış ve 15. Yüzyıla gelindiğinde kahve bütün Orta Doğu’ya yayılmıştı. Günümüzde de varlığını sürdüren kahve hanelerin kökeni de o yıllara dayanmaktadır. Kahve haneler, insanların kahve içip sohbet ettikleri, müzik dinledikleri yerler olarak varlığını sürdürmüş ve kahve kültürünün de yaygınlaşmasına yardımcı olmuştur. Orta Doğu’da bu kadar popüler olan bir içeceğin Avrupa’ya ulaşması da çok zaman almayacaktı.

Orta Doğu’ya seyahat eden Avrupalı gezginler, denizciler ülkelerine döndüklerinde Orta Doğu’da popüler olan bu içecek hakkında çeşitli hikayeler anlatmaya başladılar. Yanlarında getirdikleri kahve çekirdekleriyle hazırladıkları kahveleri özel misafirlerine ikram ettiler ve kahveye en az Araplar kadar değer verdiler. Kahvenin ünü o kadar yayılmıştı ki krallar, prensler ve burjuva tarafından baş tacı ediliyordu artık. Avrupa ülkelerinden İtalya, kahveyi en çok benimseyen ülke olmuş, kendi kahve kültürünü oluşturmayı başarmış bir ülke konumuna gelmişti. İtalya’nın günümüzde kahve denilince akla ilk gelen ülke olması kahveyi ilk benimseyen Avrupa ülkesi olmasının etkisi büyük önem taşımaktadır. 

Osmanlı’da Kahve Kültürü

Araplar ve Orta Doğu halklarıyla iç içe olan Osmanlı da tabi ki kahveye çok önem vermiştir. Bunu Türkçede yer alan bazı kelimelerle bile anlamak çok kolaydır. Öyle ki; kahveye benzeyen bir renge kahverengi ismini vermişler, günün en önemli öğününe kahve altı (Kahvaltı) ismini layık görmüşlerdir. Osmanlı, kahvenin doğu ülkelerine yayılmasında da, elinde bulundurduğu ticaret yolları vasıtasıyla katkı sağlamıştır. Osmanlı’da kahve kültürüne değinmişken, Türk Kahvesi konusuna da değinmeden geçmemek gerek. Nedir peki bu Türk Kahvesi?

Kahve’nin ana vatanı Etiyopya dedik. Peki Etiyopya’da yetişen bir ağacın meyvesi nasıl oluyor da Türk Kahvesi ismini alıyor. Türkiye sınırları içerisinde kahve yetişmiyor. Türk Kahvesi ismi, kahvenin yetiştiği yerden ziyade kahvenin hazırlanış şekli nedeniyle bu ismi alıyor. Kısık ateşte, ilk başta karıştırılarak, şekerli ya da sade hazırlanabilen köpüklü kahve Dünya’da bilinen en eski kahve hazırlama şekillerinden birisidir ve bu hazırlama metodu Türk Kahvesi olarak bilinmektedir. Aslında günümüzde aynı hazırlama şekline birçok ülkede rastlanır ve bulunduğu ülkenin ismiyle anılır. Mesela Arnavut kahvesi, Bulgar kahvesi gibi kahvelerin Türk Kahvesinden farkı yoktur. Aynı metotla hazırlanırlar, ufak değişiklikler gösterebilirler. Közde hazırlama, geniş bir kapta kaynatma, pişirmeden önce karıştırma gibi ufak farklılıklar göstermesine rağmen sonuçta hepsi aynı kahve hazırlama şeklini ifade etmektedir.

Kahve Ve Sağlık

Kahvenin bu kadar popüler olmasıyla birlikte kahvenin bünyeye etkileri, faydaları ve zararları da uzun yıllar boyunca tartışıldı. Bu kadar popüler bir içeceğin araştırmalara konu olması da kaçınılmazdı. Her şey gibi kahvenin de faydaları ve zararları var. Fazlası zarar azı karar sözü kahve için söylenmiş olsa gerek ki kahvenin fayda ve zararlarını en iyi özetleyen cümle olabilir.

Aşırıya kaçmadan tüketilen kahve, insan vücudu için birçok faydayı beraberinde getiriyor. Yapılan araştırmalarda son yıllarda bu faydaları destekler nitelikte. Modern insanın kahve tüketmesinin ilk nedeni, konsantrasyonu artırması ve stresi azaltmasıdır. Kahve içerdiği kafein isimli madde nedeniyle vücutta Norepinefrin ve Dopamin salgılanmasına neden oluyor. Salgılanan bu hormonlar insanların mutlu olmasına ve daha dinç hissetmelerine neden oluyor. İnsanların ezici bir çoğunluğu kahveyi, günlük iş hayatında bir mola verme aracı, stresten kurtulma yöntemi olarak görüyor. Haksız da sayılmazlar.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, kahvenin bilinenden çok daha fazla faydası olduğunu ortaya koymaktadır. Diyabet, Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklara karşı koruma sağlayan kahve Karaciğer Kanseri gibi ölümcül hastalıkları da engellemektedir. Yeni yapılan araştırmalar kahvenin harika bir diyet içeceği olduğunu da kanıtlamıştır. Yağ yakımını hızlandırdığı için, diyetisyenler hastalarına bol bol kahve tüketmelerini önermektedir. Bol bol demişken, günde 3-4 fincandan fazla kahve içilmemesi gerektiğini de belirtelim.

Kahvenin migren ağrılarına iyi geldiği de bilinen bir gerçek. Beyin damarlarında kasılma yapan kahve, migren ataklarını önleyici bir özelliğe sahip. Ancak unutulmaması gereken, kahvenin aniden bırakılması durumunda migren ağrıları daha şiddetli bir hal alabilir.

Kahve çok iyi bir antioksidan olma özelliğine sahip. Vücuttaki toksik maddeleri kolayca vücuttan uzaklaştırıyor. Toksik maddelerden arınan vücut daha genç ve canlı kalıyor. Bu özelliği nedeniyle kahvenin gençlik iksiri olduğunu savunanlar da azımsanmayacak çoğunlukta. Kahvenin bu kadar faydalı olmasının nedeni içerdiği kafeinden ziyade, bünyesinde barındırdığı polifenol grubu antioksidanlardan flavinoid, klorojenik asid, E vitamini, glutation gibi maddelerin zenginliğine bağlanıyor.

Kahve Bağımlılığı: Kafein

Sabah kahve içmeden uyanamayan insanlar hepimizin çevresinde vardır. Bir insan neden kahve içmeden uyanamaz, tabi ki kafein yüzünden. Kahve, çayın iki katı kadar kafein içerir ve kafein bağımlılık yapan bir kimyasaldır. Kafeine bağımlı olduğunuz zaman sabahları bünyeye kafein almadan uyanamaz hale gelir, sabah uyanır uyanmaz kahve hazırlamaya başlarsınız. Bu aslında o kadar da kötü bir durum değildir. Uzmanların tavsiye ettiği miktarlar dışına çıkmadığınız sürece kafein bağımlılığının bilinen bir zararı yoktur.

Kafeine bağımlı olmanın nedeni vücutta dopamin hormonu salgılatmasıdır. Dopamin hormonu, mutluluk ve zindelik veren müthiş bir hormondur. Kafein alınca bu hormon salgılanıyorsa, mutlu ve dinç kalmak için ister istemez kafeine bağımlı olursunuz. Kahvelerin hepsinin kafein miktarı aynı değildir. Genel olarak bir kahveden ne kadar kafein alacağınız kahvenin tanelerinin inceliği ve kahvenin demlenmesi esnasında suyun sıcaklığına bağlıdır. Türk kahvesi ince öğütülmüş bir kahve olduğu için içerdiği kafein miktarı diğer kahvelerden daha fazladır. Kahve içerken alacağınız kafein miktarına dikkat etmek istiyorsanız, bu gibi detayları göz önüne alarak alacağınız kafein miktarını anlayabilirsiniz.

9.8110
9.8Ortalama Puan
Review Overview

Yazı Hakkında

  • Faydalı
    9.8
  • Uzman
    9.7
Yorum Yap

Yorum Yap